Kuzey Irak Petrolü, Bağdat-Tahran Geriliminde Kritik Bir Koz Olarak Ortaya Çıkıyor
Bölgesel Güç Mücadelesinde Petrolün Rolü
Yıllardır süregelen jeopolitik çekişmelerde, İran'ın komşusu Irak üzerindeki baskısı artarak devam ediyor. Çin ve Rusya gibi uzun vadeli müttefikleriyle birlikte hareket eden Tahran yönetimi, Irak'ın yarı özerk kuzey bölgesindeki güçleri tasfiye ederek burayı Pekin ve Moskova'nın etki alanına girecek şekilde tek birleşik ülkeye entegre etme yönünde yoğun çaba sarf ediyor. İran Petrol Bakanlığı ile yakın çalışan üst düzey bir enerji kaynağının özel olarak belirttiği üzere, bu stratejinin temelinde Irak'taki enerji anlaşmalarından Batı'yı dışlayarak Ortadoğu'daki Batı hegemonyasına son verme amacı yatıyor. Bu durum, Batı'nın nihai çöküşünün belirleyici bölümü olarak görülüyor.
Diğer tarafta ise ABD ve kilit müttefikleri, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin (BKY) Çin, Rusya ve İran ile, özellikle Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı şirketlerle olan bağlarını kesmesini istiyor. ABD ve İsrail'in de Kuzey Irak Bölgesi'ni İran'a karşı izleme operasyonları için bir üs olarak kullanma konusunda stratejik bir ilgisi bulunuyor. Ancak İran'daki savaş durumu, Bağdat merkezli Irak Federal Hükümeti (İFH) ile Erbil merkezli BKY arasındaki ilişkiyi kökten değiştirebilir.
Petrol İhracat Rotaları ve BKY'nin Finansal Hayat Damarı
Geçtiğimiz ay, Irak hükümet gelirlerinin yaklaşık %90'ını oluşturan kilit ulaşım rotası olan petrol ihracatının Basra Körfezi'nden Ceyhan'a uzanan kuzey hattı, İran'ın kontrolündeki Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla sekteye uğradı. Bu güney rotası, İFH'nin ham petrolünün büyük bir kısmını Basra'dan Arap Denizi'ne taşıyarak Asya'ya ulaştırıyordu. Irak'ın diğer önemli ihracat yolu ise petrolünü kuzeydeki Kuzey Irak Bölgesi üzerinden Türkiye'nin Ceyhan limanına taşıyor. Buradan Akdeniz üzerinden Avrupa'ya veya başka yerlere sevkiyat yapılıyor. Bu hat, Kuzey Irak Boru Hattı Şirketi (KPC) tarafından işletilen ve Irak tarafında BKY tarafından kontrol edilen Irak Türkiye Boru Hattı (ITP) üzerinden gerçekleşiyor.
ITP, Doğu ve Batı arasındaki daha geniş güç mücadelesinin finansal merkezini oluşturuyor ve BKY için birincil ekonomik kaldıraç görevi görerek yarı bağımsız statüsünü sürdürmesini sağlıyor. Birkaç hafta öncesine kadar Bağdat, BKY'nin ITP'yi tam potansiyeliyle kullanmasını, yani petrolü bağımsız olarak satmasını engellemek için elinden geleni yapıyordu. Bu durum, Mart 2023'te başlayan ve ancak geçen Eylül ayında yeniden faaliyete geçen boru hattının Bağdat kaynaklı kapanmasına yol açtı.
BKY'nin Mali Kayıpları ve Talepleri
Bağdat'ın Mart 2023'ten Eylül 2025'e kadar süren ITP kapatmasından kaynaklanan potansiyel gelir kaybı için BKY'ye anlamlı bir tazminat ödenmesi gündemde. BKY Başbakanı Mesrur Barzani, Haziran 2025'te yaptığı açıklamada kayıpların şimdiden 25 milyar ABD Doları'na ulaştığını belirtmişti. Kapatmanın kaldırıldığı zamana kadar Kuzey Irak Petrol Endüstrisi Derneği (APIKUR), Irak'ın toplam kaybının 35 milyar ABD Doları'nı aştığını tahmin ediyordu. Bu rakam, söz konusu dönemde federal bütçe hak edişlerinin çok daha düşük bir yüzdesini alması ve sadece 24,3 trilyon IQD (18,5 milyar ABD Doları) transfer edilmesi gibi çeşitli bileşenleri içeriyor. BKY ayrıca kapatma öncesinde ve sırasında meydana gelen üretim için uluslararası petrol firmalarına 1 milyar ABD Doları'nın üzerinde gecikmiş ödeme borcu altına girdi. Bölgesel yönetimin ayakta kalabilmesi için petrolünü düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığı da biliniyor.
Ancak daha da önemlisi, BKY'nin tüm petrol anlaşması bütçe ödemelerinin tamamen yeniden çizilmesini talep etmesidir. Bağdat'ın yakın zamanda yaşanan ITP kapatmasıyla ilgili manipülasyonlarından önce bile, BKY 2014 tarihli 'Bütçe Ödemeleri Karşılığı Petrol' anlaşmasının kendileri aleyhine işlediğini düşünüyordu. Bu anlaşmaya göre BKY, kendi sahalarından ve Kerkük'ten petrol ihraç etmeyi ve petrolü uluslararası piyasalarda bağımsız satmamayı kabul ediyordu. Karşılığında Bağdat'taki İFH, Irak'ın merkez bütçesinden BKY'ye belirli bir ödeme yapacaktı. Taraflarca başlangıçta anlaşılan rakamlar, BKY tarafından İFH'ye günde 550.000 varil petrol ve Bağdat'tan BKY'ye aylık federal bütçenin %17'si (o zamanlar yaklaşık 500 milyon ABD Doları) idi.
Tarihsel Anlaşmazlıklar ve Bağımsızlık Perspektifi
2017'den önce bile, anlaşma iki tarafın da yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği yönündeki suçlamalarla düzgün işlememişti. Ancak 2017'de durumu daha da karmaşıklaştıran iki olay yaşandı. Bunlardan ilki, Kürdistan'daki bağımsızlık referandumuydu; halkın %90'ından fazlası Irak'tan tam bağımsızlık yönünde oy kullandı. Bağdat ve komşu İran ile Türkiye'nin tepkisi, bu milliyetçi hareketi anında bastırmak oldu. İkinci önemli gelişme ise, Rusya'nın üç kilit anlaşma yoluyla BKY'nin petrol sektörünü fiilen devralmasıydı.
BKY'nin Moskova'ya yönelmesinin nedenlerinden biri, Kürdistan Bölgesi'nin Batı tarafından ihanete uğradığını hissetmesiydi. Zira Washington'ın, Kürt Peşmerge ordusunun o dönemde IŞİD'in yükselişini durdurmadaki kilit rolü karşılığında bağımsızlık hareketini destekleyeceği yönünde bir beklentiye sokulmuşlardı. Buna rağmen Moskova, yeni kazandığı BKY üzerindeki nüfuzunu, İFH ile arasındaki kaosu derinleştirmek ve Bağdat'ı tüm Erbil yetkilerini kaldırmaya ve Kürdistan Bölgesi'ni daha geniş Irak içine dahil etmeye kışkırtmak amacıyla kullandı.
Mevcut durumda, Erbil'de BKY'nin Bağdat üzerindeki kaldıraç gücünü kullanarak İFH'den daha da uzaklaşma ve 2013'te öngörülen daha büyük bağımsızlık hedefine yönelme eğilimi var. 23 Nisan 2013'te BKY, Bağdat'ın petrol gelirleri payını ve Bölge'deki ham petrol keşif maliyetlerini ödememesi durumunda ham petrolü bağımsız olarak ihraç etmesine olanak tanıyacak bir yasa çıkarmıştı. Aynı zamanda, İFH'den ayrı bir petrol arama ve üretim şirketi kurmak ve tüm enerji gelirlerini alacak bir egemen varlık fonu oluşturmak için bir yan yasa da onaylanmıştı. O dönemde Kuzey Irak Bölgesi, Irak'ın toplam 3,3 milyon varillik üretiminin yaklaşık 350.000 varil/gün (bpd)'ünü üretiyordu ve bu rakamı 2015 sonuna kadar 1 milyon bpd'ye çıkarmayı planlıyordu. Özetle, Bölge, 2013 tarihli yasa ile tam siyasi bağımsızlığın öncüsü olarak Irak'tan tam finansal bağımsızlık elde etmeyi amaçlıyordu. Bağımsız petrol satışlarının güvence altına alınmasından sonraki aşama, 2017'de engellenen bağımsızlık referandumuydu. AB'li kaynak, "Kuzey Irak Bölgesi'nin gerçekten istediği şey bu ve işleri bu yöne geri yönlendirmek için iyi bir zaman" diyerek durumu özetliyor.
Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Bağdat ve Erbil arasındaki petrol gelirleri ve boru hattı işletmesi konusundaki anlaşmazlıklar, bölgedeki enerji piyasaları üzerinde önemli dalgalanmalara neden olabilir. Özellikle Brent ve WTI gibi küresel petrol fiyatları, Irak'ın ihracat kapasitesindeki herhangi bir aksamadan etkilenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji piyasası ve Ceyhan limanının operasyonel kapasitesi de bu gelişmelerden doğrudan etkilenecektir. Yatırımcıların, hem Bağdat hem de Erbil'den gelecek açıklamalara, olası yaptırımlara ve bölgedeki jeopolitik risklerin tırmanmasına karşı dikkatli olmaları gerekiyor. BKY'nin bağımsızlık yönündeki çabaları, bölgesel istikrarı tehdit edebilecek potansiyel bir kırılganlık unsuru olarak öne çıkıyor.
Piyasaları canlı takip edin
AI destekli analizler, teknik göstergeler ve anlık fiyat verileriyle yatırım kararlarınızı güçlendirin.
Telegram Kanalımıza Katılın
Son dakika piyasa haberleri, AI analizleri ve trading sinyallerini anında Telegram'dan alın.
Kanala Katıl