Piyasalar Dün Düzeltmeye Düzeltme Yapıyor: Belirsizlik Devam Ediyor
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri müdahalelerinin üzerinden iki haftayı aşkın bir süre geçerken, küresel piyasalar dün kısa vadeli bir denge noktasına ulaşmış görünüyor. Enerji fiyatlarındaki artışın tetiklediği stagflasyon risklerine karşı bir adaptasyon süreci yaşanırken, yatırımcılar artık bir miktar olumsuz haberin fiyatlara yansıtılmış olabileceğini düşünüyor. Ancak, bu karmaşık jeopolitik gelişmelerin siyasi sonuçları ve uzun vadeli ekonomik etkileri hakkındaki belirsizliklerin çok düşük olması, yatırımcıların derinlemesine ekonomik karşılaştırmalar yapmasını neredeyse imkansız hale getiriyor.
Bu bağlamda, piyasalar birbiriyle çelişen pek çok başlığın etkisi altında gidip gelme eğiliminde olabilir. Dün yaşananlar, kısa süreli bir 'düzeltici' risk iştahı artışı ile sonuçlandı. Hisse senetleri S&P endeksi %1.01 ve Eurostoxx %0.39 oranında yükseliş kaydetti. Geçen hafta savaşın başlangıcından bu yana görülen zirve seviyelerinden tahvil getirilerinde bir gevşeme yaşandı. Bu piyasa ortamında dolar da son kazançlarının bir kısmını geri verme eğilimine girdi.
Özellikle son iki haftada faiz piyasalarında yaşanan yeniden fiyatlama, piyasaların merkez bankalarının tepki fonksiyonlarının hem Kovid-19 salgınına hem de Ukrayna savaşının başlangıcına kıyasla farklı olacağını anladığını gösterdi. Merkez bankalarının ilk tepkisinde, büyümeye yönelik olumsuz etkilerden ziyade enflasyonun ikinci tur etkilerini önlemeye daha fazla ağırlık vermesi bekleniyor. Ancak bu konuda da piyasalar dün bir değerlendirme noktasına ulaşmış gibi görünüyor. Hem ABD hem de Avro Bölgesi'nde uzun vadeli tahvil getirileri önemli teknik ve psikolojik bariyerlere ulaştı (örneğin, 10 yıllık Avro Bölgesi tahvilinde %3 seviyesi, 10 yıllık ABD tahvilinde ise yılın zirvesi görüldü). Bu süreçte, piyasalar bu hafta ilerleyen günlerdeki politika toplantılarında merkez bankalarının tepki fonksiyonlarına ilişkin daha somut bilgiler beklerken, dün getirilerde birkaç baz puanlık bir gevşeme yaşandı. ABD tahvil getirileri 3.75 baz puan (30 yıllık) ile 6.2 baz puan (5 yıllık) arasında gevşerken, Alman tahvil getirileri benzer şekilde 4 baz puan (2 yıllık) ile -1.6 baz puan (30 yıllık) arasında geriledi.
Dolar ve Emtialarda Geçici Denge Arayışı
Bu geçici ve düzeltici risk iştahı artışı sırasında dolar da mütevazı kar satışlarının kurbanı oldu. DXY endeksi 100.5 direnç seviyesinden geri çekilerek 99.71 seviyesinden kapandı. EUR/USD paritesi 1.142 seviyesinden toparlanarak 1.15'in hemen üzerinde bir kapanış gerçekleştirdi. Ancak, sabah saatlerinde piyasalar bardağın tekrar yarı boş tarafına bakmaya başlamış görünüyor. Bu sabahki haber akışında, İran'ın bölgedeki petrol üretim tesislerini hedef aldığına dair haberler öne çıkarken, ABD de İran'ın Kharg petrol altyapısını vurma tehdidinde bulunuyor. Eş zamanlı olarak, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi güvence altına alacak bir koalisyon kurma yönündeki siyasi çabalarının yakın zamanda sonuç vereceğine dair çok az işaret var.
Piyasalar, getirilerin, petrolün ve doların tekrar güç kazanmasıyla birlikte, dün yaşanan düzeltmenin de bir düzeltmesini yaşıyor gibi görünüyor. Bu oldukça değişken süreç, bir süre daha devam edebilir. Bugünkü ekonomik takvim oldukça zayıf. Yatırımcıların ilgisi, ABD Hazine'sinin 13 milyar dolarlık 20 yıllık tahvil ihracına odaklanmış durumda.
Avustralya ve Japonya'dan Para Politikası Sinyalleri
Son olarak, Reserve Bank of Australia (RBA) ikinci kez üst üste politika faizini 25 baz puan artırarak %3.85'ten %4.1'e yükseltti. 2025'in ikinci yarısında Avustralya enflasyonu belirgin şekilde artış gösterdi ve bu yılki veriler, artışın bir kısmının iç talep baskılarından kaynaklandığını gösteriyor. İşgücü piyasası da beklenenden biraz daha sıkı durumda. Ek olarak, Orta Doğu'daki çatışma yakıt fiyatlarında keskin bir artışa neden oldu; bu durum devam ederse enflasyona ek baskı yapacaktır. Enflasyon beklentilerinin kısa vadeli göstergeleri şimdiden, kurulun enflasyonun daha önce öngörülenden daha uzun süre hedef seviyenin üzerinde kalacağı yönünde önemli bir risk gördüğü bir dereceye kadar yükseldi.
Mayıs ayında açıklanacak yeni büyüme/enflasyon tahminlarıyla birlikte görünümdeki belirsizlik sürüyor (piyasanın %56 olasılıkla 25 baz puanlık bir faiz artışı beklediği belirtiliyor). RBA Başkanı Bullock, o toplantı için herhangi bir olasılığı dışlamadı ve para politikasının ne ölçüde kısıtlayıcı olduğu konusunda da belirsizlik mevcut. Bugünkü faiz kararı 5-4 gibi yakın bir oyla alındı. Bullock, muhaliflerin de daha yüksek faiz oranları öngördüğünü ancak zamanlama açısından daha fazla kanıt toplama 'eski' kuralına uymak istediklerini açıkladı. Bu 5-4'lük oy oranı, AUD faizlerinde ve AUD/USD kurunda bir geri çekilmeye neden oldu, ancak Bullock'un şahin açıklamalarda bulunduğu basın toplantısı sırasında bu durum tersine döndü. Enflasyonu kontrol altına almak için ekonomiyi resesyona sokup sokmayacakları sorulduğunda Bullock, örneğin, "Enflasyonu düşürmek zorsa, bununla başa çıkmak zorunda kalacağız" dedi.
Japonya Maliye Bakanı Katayama, dün yaptığı ve son döviz hareketlerinin temel göstergelerle uyumlu olmadığı yönündeki uyarısını yineledi. Sapmanın şu anda özellikle önemli göründüğünü belirtti. "Döviz kurlarının insanların günlük yaşamları üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak, her zaman müdahale etmeye tamamen hazırız" diyen Katayama, en güçlü (sözlü) müdahale tehdidi olarak cesur adımlar atma istekliliğini ekledi. USD/JPY kuru, 2024'te bu tür bir müdahaleyi tetikleyen 160 seviyesi civarında seyrediyor. Petrol fiyatları ve küresel dolar hareketlerinin yanı sıra, Japon piyasaları Perşembe günü toplanacak olan Bank of Japan'ın (BoJ) kararlarını da yakından izleyecek. BoJ'dan şahin bir mesaj gelmemesi, JPY için daha fazla sorun anlamına gelebilir.
Piyasaları canlı takip edin
AI destekli analizler, teknik göstergeler ve anlık fiyat verileriyle yatırım kararlarınızı güçlendirin.
Telegram Kanalımıza Katılın
Son dakika piyasa haberleri, AI analizleri ve trading sinyallerini anında Telegram'dan alın.
Kanala Katıl